Powered By Blogger

8 Haziran 2014 Pazar

DAĞLAR ve GÖLLER ÜLKESİNDE


        Annecy  Fransa'nın İsviçre sınırında küçük bir kasaba. Kanalları, dağları, nehir, göl ve yemyeşil parkları
ile masal gibi bir yer. 1960 yılından bu yana animasyon film festivaline ev sahipliği yapan bu güzel kasaba tarihi ve doğal güzellikleri ile çok romantik bir şehir.





                            Tarihimizde önemli bir yeri olan Lozan  Leman gölü kıyısında, hem sakin hem de canlı bir şehir. Uzakta Mont Blanc görüntüsü, Leman gölünün dingin huzurlu sularına bakarak, kıyıdaki  bir kafe de dakikalarca oturabilirim.

                         
 Bu bina tarihi Lozan anlaşmasının imzalandığı yer.
 Aylar süren anlaşma görüşmeleri bu sarayda yapılmış.
 İsmet İnönü günlerce bu otelde kalmış.



Zurich  bence mutlaka  gidilmesi şehirlerden biri. Zurich kusursuzluk, yeşillik, sakinlik, huzur, temizlik, çikolata ve peynir demek. Göl kenarında gezen, yemeklerini yiyen biralarını içen, yemyeşil parklarda rahatça güneşlenen, özgürce gölde yüzebilen insanları büyük bir kıskançlıkla seyrettim.               







5 Haziran 2014 Perşembe

ORTA ÇAĞ KÖYLERİNİN HEYECAN VERİCİ DAR SOKAKLARINDA


     Avrupa'nın  küçük köylerini gezerken benim için en heyecan verici yerler tepelerdeki orta çağ köyleriydi. Bunlardan ilki Monaco ile Nice arasındaki  éze köyüydü. Taş evleri, dar sokakları, küçük butik otelleri, kafeleri ve seyretmeye doyamadığımız Akdeniz manzarası ile éze den ayrılmak istemedik. Rehberimiz bize burada bulunan Fragonard parfüm fabrikasını- aynı zamanda müze- gezeceğimizi söyleyince dar sokaklara veda edip aşağıya fabrikaya indik . Parfüm fabrikası doğal olarak bütün hanımları baştan çıkaran bir yerdi. Bize rehberlik eden hanım bütün parfüm ve sabunların doğal bitki ve çiçeklerden nasıl damıtıldığını uzun uzun anlattı. Hepimiz seçim yapmakta zorlansak da alışverişlerimizi yaptık, güzel kokular arasında éze den ayrıldık.    




                                İkinci orta çağ köyümüz İtalya da Dolceacqua-tatlı su-köyüydü. Bu köy de yine kayalara adeta yapışmış gibi duran etrafı küçük bir dere ile çevrili, bizim fırtına vadisi köprülerine benzeyen taş köprüsü ile muhteşem bir yer. Dolceacqua bizim tarihimizde önemli bir yeri olan Andrea Dorıa'nın da doğduğu köy. Ayrıca Claude Monet de bir zaman burada kalıp resimlerini yapmış. Bu dar sokaklarda hala birçok sanatçı eserlerini sergilemekte, küçük dükkanlarında çok da pahalı olmayan fiyatlara satmaktadır.






     



      Üçüncü orta çağ köyü ise beni en çok etkileyen Nice'e tepeden bakan Saint-Paul Vence oldu. Orta çağ
izlerinin aynen yaşandığı, modern sanatın bütün örneklerinin sokaklarda meydanlarda, küçük dükkanlarda sergilendiği, satılan giysilerin şalların bile tasarım harikası olduğu bu köyde uzun zaman kalmak istedim. Küçük meydandaki çeşmenin kenarına oturup dakikalarca karşı dükkanın vitrinine bakabilirdim. Dar sokaklarda kaybolmak uzak dağlara ve Nice'e bakıp hayaller kurmak, burada evi olan Yves Montand'ın şarkılarını dinlemek isterdim.











2 Haziran 2014 Pazartesi

Van Gogh'un dramatik hayatının izinde Arles deyiz.

         Van Gogh'un daha güneşli daha sıcak bir iklimin peşine düşüp yerleştiği Arles de küçük meydanda önce onun ünlü eseri Cafe Terrace at night'a konu olan ve hala sarı renk boyalı Cafeye  oturup  karşıdaki evin çatı katında onun deliliğe varan ruh hali içinde  resimlerini yapışını hayal ettim. Daha sonraları tedavi için yatırıldığı o zamanlar bir manastır olan St.Paul de Mausole deki kliniğini ziyaret ettiğimizde Van Gogh'un belki de en güzel eserlerini burada yaptığını gördüm. Sanatçı burada hastaneyi, doktorunu, rahibeleri, hastaları, zeytin ağaçlarını, ay çiçeklerini, tarlada çalışan köylüleri, lavanta tarlalarını, zambakları, kırları resmetmiş.Onun meşhur odası, yatağı, masası, sandalyesi korunarak burası müze haline getirilmiş. Bahçede onun eserlerine ilham olan bütün bitkiler ve kliniğin bahçesi  o günkü gibi, onun resimlerindeki gibi korunmuş. Sanatçı güneşli günlerde boyalarını, fırçalarını alır, bu güzel kırlarda yürüyüşler yapar gördüklerini de tuvaline resmedermiş.