Powered By Blogger

2 Haziran 2014 Pazartesi

Van Gogh'un dramatik hayatının izinde Arles deyiz.

         Van Gogh'un daha güneşli daha sıcak bir iklimin peşine düşüp yerleştiği Arles de küçük meydanda önce onun ünlü eseri Cafe Terrace at night'a konu olan ve hala sarı renk boyalı Cafeye  oturup  karşıdaki evin çatı katında onun deliliğe varan ruh hali içinde  resimlerini yapışını hayal ettim. Daha sonraları tedavi için yatırıldığı o zamanlar bir manastır olan St.Paul de Mausole deki kliniğini ziyaret ettiğimizde Van Gogh'un belki de en güzel eserlerini burada yaptığını gördüm. Sanatçı burada hastaneyi, doktorunu, rahibeleri, hastaları, zeytin ağaçlarını, ay çiçeklerini, tarlada çalışan köylüleri, lavanta tarlalarını, zambakları, kırları resmetmiş.Onun meşhur odası, yatağı, masası, sandalyesi korunarak burası müze haline getirilmiş. Bahçede onun eserlerine ilham olan bütün bitkiler ve kliniğin bahçesi  o günkü gibi, onun resimlerindeki gibi korunmuş. Sanatçı güneşli günlerde boyalarını, fırçalarını alır, bu güzel kırlarda yürüyüşler yapar gördüklerini de tuvaline resmedermiş.
























Hiç yorum yok:

Yorum Gönder