Powered By Blogger

8 Ağustos 2014 Cuma

ERİKA'NIN RÜGEN ADASI


     Rügen adası Almanya'nın kuzeyinde Baltık denizinde, son yıllarda oldukça  turist çeken büyük bir ada. Benim ada ile  bağlantım damadımız Frank'ın bu adalı oluşu ve ailesinin hala burada yaşıyor olması. Haziran ayında en uzun günlerin yaşandığı Rügen de sevgili Erika bizi heyecanla Bergen istasyonunda elinde çiçeklerle karşıladığı andan itibaren cennet gibi bir adaya geldiğimizi anladık. Erika harika bir rehberdi. Üç gün kaldığımız adada her dakikamızı bizi çok sevdiği adasının bütün güzel köşelerini göstermeye çalıştı. Adada ilk günümüzde akşamın hafif kızarmaya ve kararmaya başladığı [ saat  22.30 ] saatlerde evine yakın o şahane kumsalları gezmeye götürdü. Kumsallar hala bakir aslında Rügen adası hala bakir kalmış tabiatı korunmuş, yemyeşil her yeri ulusal park ilan edilmiş, bizim gibi beton yığınları arasında bunalan insanlar için olağanüstü güzel bir ada. Ada da en hoşumuza giden çatıları sazdan kaplanmış kır evleriydi. Modenleşmiş bir dünyada kültürlerini olduğu gibi korumayı bilmişler ve yeni yapılan bazı binaların çatıları  bile  adada bol bulunan bu sazlardan yapılmıştı. Adadaki ikinci günümüzde iki tarafı ağaçlarla kaplı yollardan geçmek bize büyük huzur veriyordu. Bu yollardan geçerken birden önümüze çıkan uzun büyük kıpkırmızı tarlaları görünce gözlerimize inanamadık bu kadar büyük güzel gelincikleri şimdiye kadar hiçbir yerde görmedim. Her yıl  bu mevsimde bu tarlalar gelinciklerle dolar fotoğrafçıların  akınına uğrarmış. Fakat hiçbir fotoğraf bu güzelliği anlatmaya yetmez. Kilometrelerce uzunluktaki bu tarlalarda  kırmızı bir denizde yürür  gibiydik. 

                                                                                                  










. Rügen adasında gezerken ilgimi çeken tabelalar gördüm. Ağaçlarla çevrili uzun kumsalları tabelalarla ayırmışlar.(Textil strande)Giyimli kumsal,( FKK strande) serbest vücut kültürü, yani çıplaklar kumsalı ve (hunt strande) köpekler kumsalı demekmiş. Bu özgürlük çok hoşuma gitti.



         Bu evde çok uzun yıllar papaz ve ailesi yaşamış. Papaz adada bulunan otlara, çiçeklere çok meraklıymış, küçük evinin her köşesi ve bahçe bu bitkilerle dolu. Şimdi müze olan bu evde çiçek tohumları ve çiçeklerin resimleri satılıyor. Bütün günün yorgunluğunu gidermek için papazın evinin arkasındaki bahçede battaniyelerin üzerinde dinlenirken, kendimizi adanın sessizliğine verdik.

Binz de büyük kapalı bir alanda  olağanüstü güzel  kum heykelleri gezdik. Özel bir kumdan yapılan ve uzun zaman dayanmaları için belirli bir ısıda tutulan heykellere hayran kaldım.


 Rügen de son günümüzde bu restoranda ailece yemek yedik benim karides tabağım muhteşemdi, diğer balık tabakları da çok güzel görünüyordu.
  Yemekten sonra Erika bize hala gösteremediği tebeşir kayalıklarına götürdü. Uzun günler harika gece 23.00 e kadar gezebiliriz. Jasmund ulusal park alanı içinde bulunan bu kayaları görmek için denizden teknelerle turlar düzenleniyor. Bizim zamanımız azalıyor hava kararmadan kayalıkları görmeye  ormanlık alandan geçerek gidiyoruz. Alman ressam Caspar David Friedrich'in ünlü tebeşir kayalıkları resminin büyük bir kopyası burada karşımıza çıkıyor. Denize dik inen bu kayalıkların akşamın bu saatinde görüntüsü muhteşem, keşke daha fazla zamanımız olsaydı biraz daha bu güzel adada gezebilseydik.






       Sellin ve Binz adanın turistik iki güzel şehri. Şık oteller, temiz kumsallar, makul fiyatlı restoranlar, güzel     evler, pansiyonlar bu şehirlere uzun günlerde turist çekiyor. Ne yazık ki mevsim kısa ve kışlar çok soğuk geçiyormuş.





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder