Esslingen'e daha önce noel de soğuk bir günde gitmiştim ve burada kurulan ortaçağ noel pazarına hayran kalmıştım. Soğuk havaya rağmen sokaklarda dolaşıp sıcak şarap içip bu pazarın meşhur bal kabağı çorbasının ve o güzel ev yapımı ekmeklerinin tadını bakmıştım
Bu yıl haziran ayında Almanya için oldukça sıcak bir havada, Stuttgart da könig strasse de dolaşmaktan bıkıp Esslingen'e gitmeye karar verdim. Esslingen de trenden inince karşımdaki masallardaki şehirlere benzeyen şehre bakıp bu güzel evlere hayran kaldım. Buradaki her ev ayrı bir güzellikte ve oldukça güzel korunmuş . Şehrin yukarısında üzüm bağları ile çevrilmiş geniş bir iç avlusu olan kale gibi binaya yokuş yukarı tırmanmaya başladım ve bu güzel manzaranın tadını çıkardım . Üzüm bağlarının hepsinde üzümlerin adı ve şarapları yazılıydı.
Kaleyi gezdikten sonra güzel bir kahve içtim ve buraya ait elmalı strudel yedim. Buraya gelirken onca dik yokuşu boşuna tırmanmışım, şehrin içinden buraya çıkan üstü kapalı güzel tahta bir merdivenin olduğunu görünce sevindim. Tekrar şehrin meydanına indim, yüzlerce güzel evin fotoğraflarını çektim, bu güzel evlerde oturanları kıskandım.Bu ev yapılırken metal çivi kullanılmamış evin bağlantıları ve çiviler tahtadan yapılmış.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder